Kişisel Gelişim İçin; Dolandırılmak

Beni tanıyan, benimle iş yapmış olan var mıdır, bu yazdıklarımı okuyunca hak verir mi vermez mi bilemem. Ama birlikte iş yaptığım kişinin olabildiğince fazla kazanmasını isterim. Daha düz anlatmak gerekirse, birlikte çalıştığım kişinin işlerinin iyi olması için çalışırım ki, o kazandığında bende aynı orantıda kazanabileyim.

Bir süre önce şans eseri bi “tanıdığım” yanında sıfırdan bi e-ticaret projesine başlamıştım. Açık konuşmak gerekirse işi üst kademelere taşımak önceliğimdi. Para için değil, kendimi denemek, kendi yeteneklerimi görmek istiyordum. Bu yüzden iş başlangıcında para bile konuşmadım. Zaten belli başlı bi gelirim var diyerek, benim için bir nevi hobiydi. Ayrıca belirtmek isterim ki tek işim e-ticaret değildi. E-ticaret işimin yanında web tasarım işlerini yapıyordum. Ayrıca müşterilerin hosting domain yenilemeleriyle uğraşıyordum. Bunun yanında yaklaşık 20 personelin bilgi işlem elemanı gibi çalışıyordum.

İşin ilerlemesiyle birlikte maaş dışındaki gelirimde işlerimle ilgilenemediğim için azalmalar oldu. Komik bir maaşla çalışmaya devam ediyordum. Mutsuz değildim ama ufakta olsa endişelerim vardı. Bu endişelerimi patronum anlamış olacak ki, maaşıma zam yaparken bile, biliyorum bu maaşı haketmiyorsun ama ben sana güzellik yapacağım, şöyle ihtiyacını karşılarım, böyle yaparım vs. vs. ufaktan dolandırılmaya başlamışım.
Bu çalışma durumunda maaşım asgari değil ama sigortam asgari maaş üzerinden yatırılıyor, ordan da dolandırılmışım.
Bu arada işe başlarken ki konuşmamızda ben ömrümün sonuna kadar bu işte çalışmayacağımı belirtmiştim. Bu projeyi kafamda planladığım yere getirince artık kendi işlerime odaklanacaktım. 2 yıl gibi bir sürede kıytırık bir işletmeyi, Türkiye’nin en büyükleri arasında yarışa sokacak seviyeye getirdim. Buda patronumun iştahını kabartmış olacak ki, benim haberim olmadan işten ayrılacağımı kendisi planları arasından çıkartmış.
Cumartesi günleri dahil çalıştığım ve hak etmediğim komik bir maaşla çalıştığım işten yaklaşık 2 sene sonra istifamı verdim.

İstifamı verdikten sonra çıldırmış bir iş yeri sahibiyle karşı karşıyayım. Stajerimi işten kovmalar, saçma sapan kararlarla yaptığım işleri baltalamalar vs. sanki ben iş başlangıcında ne kadar çalışacağımı söylememişim gibi.
Bir istifa dilekçesi yazdım ve bana yeni bir e-ticaret uzmanı bulunana kadar, ihbar süresi verdiler. İyi niyetle, Tabii ki dedim. Buda benim en büyük pişmanlıklarımdan biridir. Aslında dolandırılacağımı bile bile hala mütevazi davranıyordum. Ne mi oldu.
Eleman ilanı dahil her şeyle yine ben ilgileniyordum.
Sonrasında dürüst bi e-ticaret uzmanı buldum. İşleyişleri öğrettim. Ortama ısınmasını sağladım. Güzelde dost olduk. Daha sonra artık işten çıkacağımı belirttim. Ama muhasebe departmanı tabii ki bunu petronlarıyla konuştu. Benden yine bir istifa dilekçesi istediler. Yine bir istifa dilekçesi yazdım. Daha sonraki konuşmamızda bu iki yıllık sürede kullanamadığım izin ücretimi ihbar süresi olarak düşeceklerini söylediler. O anda nasıl bir dolandırıcılığın içinde olduğumu anladım. Üstüne üstlük maaşımızı şu şekilde veriyorlardı. Maaşın asgari tutar olan kısmı bankaya yatıyor, geri kalan kısmı elden veriliyordu. Bu suçmuş ayrıca. Her neyse paraya ihtiyacım olmadığını bildikleri için bu elden alınması gereken 3 aylık maaşımın kalanı ve 3 aylık mesai ücretim hala içeride alacağım olarak duruyordu.
Bu ödemelerimi de belirli bir tarih verdiler, hesaplayalım, şu tarihte vereceğiz dediler.

Söyledikleri tarihte alacaklarımı almak için gittiğimde, biz senin alacaklarını hesaplamadık gibi saçma sapan bir konuşma ge”çti. Eski patronuma da, bana işe girerken verdiği sözlerden bahsettim. Şunun gibi;
” Sen benimle maaş pazarlığı yapma, bende sen çıkarken sana güzellik yapacağım.” laf arasında bundan bahsettim.
Bir anda bu kişi ayağa fırladı, ben dolandırıcımıyım? ben şölemiyim. ben öle bişi demedim vs. diye bağırmaya başladı.
O anda olayın şokuyla aklıma gelmedi ama, daha beter biri. Kan emicinin ahlaksız biridir kendisi.
Alacaklarımın üzerini çizdim, ama sanırım yakın bi zamanda bi kaç şikayet edeceğim devlet kurumu mevcut. O da ilerleyen zamanlar için süpriz olsun.

Bu yaşıma kadar çevremdeki insanların başarılı olmaları için karşılık beklemeden destek verdim. Bu insanları da öyle düşündüm ama işte burda dolandırılma sonucu büyük bir hayal kırıklığı var.

Herneyse, kısa kısa özet geçerek bahsederek içimi dökmek istedim. Ama zaten dünya berbat bir yer. Para uğruna, kişiliklerinden, haysiyetlerinden, namuslarından vazgeçen binlerce insanı gazetelerde televizyonlarda görüyoruz. 3 Kuruş uğruna kardeşini dolandıranlar, devleti dolandıranlar, yoksulu, ihtiyaç sahibini dolandıranlar. Maalesef ki para için her şeyi yapabilecek insanlarla çevrili dört yanımız. 

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir