Neden Deprem İçin Önlem Alınmaz

Related Post

  • No related post.

Merhaba, bazı konular vardır ki, kendi kendinize “neden?” sorusunu sorarsınız ama cevap bulamazsınız. Bu bahsedeceğim konu bi çoğunuza komplo teorisi gibi gelebilir.
Konuyu iyi anlayabilesiniz diye bir kaç konudan başlayarak anlatacağım. Biliyorsunuz ki ülkemizde KOSGEP diye bi kuruluş var. Bu kuruluş belli amaçları olan kişilere geri ödemesiz kredi veren, bu kredi ile ufak çaplı işletmeler açmanıza olanak sağlayan bir kuruluş olarak bize tanıtıldı. Peki buradan kredi almak kolay mı? Paranız varsa kolay. Bir işletme açabilmeniz için tüm giderleri karşılamanız ve bunları faturalandırmanız gerekmekte, daha bu fatura bedellerini güç bela size geri ödemeyi vaad eden bu kuruluş ve bu kuruluşun benzeri yerler. Nedense müteahhitlere sorgusuz sualsiz kredi dağıtıyor. Bahsettiğimiz krediler 20bin, 30bin değil. Milyonlar veriliyor. Peki neden?

Devlet bir çok kesimi sırtında yük olarak görmekte, çünkü bünyesindeki fabrikaları, işletmeleri bir nevi elden çıkarttı. Bu satıştan elde edilen paralara n’oldu? Sözde bizim daha önce IMF’ye bile borç verebilecek durumda olmamız yalanı var ya, bırakın borç vermeyi borçlarımızı dahi ödeyemiyoruz. Bu yüzden onlar ülkemizdeki hangi işletmeyi almak istiyorlarsa satıyoruz. Sattığımız firmalar yok pahasına elden çıkıyor. Elden çıkan fabrikalardaki, işletmelerde kişilerin büyük bir kısmı işsiz kalıyor. Bu işsiz kalan devletin sırtındaki yükler peki nerelerde yaşıyor. Gelir düzeyi düşük kesim depreme dayanıklığı kısmen olmayan, bir çoğu çürük binalarda, binasının bakımını yapmaya gücü yetmeyen kesim yeni ev almakta da oldukça zorlanıyor.

Çünkü Türkiye’de emlak fiyatlarını müteahhitler belirliyor. Onlarda ev satmıyorlar, sözde statü satıyorlar. Bu sattıkları binalarda gelir düzeyi yüksek kişiler oturmaya başlıyor. 3.000 TL maaş alan bir kişinin 800 bin liralık bir ev alması imkansız. Hadi diyelim aldı. Ödeyeceği aidat 1000 lira. Düşük gelirli bir vatandaş buna dayanamaz. Bu binalar depreme dayanıklı, yani yüksek gelirlinin deprem için can güvenliği var. Düşük gelirli devletin sırtındaki kambur olan vatandaşın can güvenliği yok.
Düşük gelirliler için de TOKİ var diyebilirsiniz. Evet Toki’nin yapmış olduğu yapılar genellikle şehirden uzakta tam düşük gelirliler için düşünülmüş muazzam mekanlar.
Oldu ki İstanbul’da büyük bir deprem oldu. Düşük gelirli çalışanların %70’i depremde can kaybına uğradı. Asgari ücretle çalışanlar, emekliler, yani daha az vergi ödeyen, daha az harcama yapan, sağlıksız yaşadıkları için hastanelerde yoğunluğa ve devletin ücretsiz veya olduğundan ucuz ilaç kullanan kişiler. Gıda tüketimi de bunun cabası. Bu devlete hatırı sayılır oranda kar ettirir. Depremde sonra geriye kimler kalacak. Gelir düzeyi yüksek, daha çok vergi verme gücü olan, sözde daha kaliteli yaşayanlar.
Tabii bu anlattıklarım kabaca olağan şeyler. Bunların yanında anlatılacak onlarca yüzlerce şey var.
Bü yüzden ülkemizde inşaat sektörüne büyük bir destek var. En güzel arazılar, şehrin merkezinde yaşayan düşük gelirlileri kovup yerlerine zenginlere satılmaya hazır rezidanslar yapılması planlanıyor. Sulukule örneği gibi .Sulukulede yaşan romanlara buraları yıkıp size ev yapacağız denildi. Yıkıldı yerine villalar yapıldı. Hiçbir roman orada oturmuyor.
devletin sırtında kambur olduğunu düşünmeyenler “hayır burası müslüman bir ülke” zırvaları okuyabilir. Televizyonlar, depremle yaşamayı öğrenmeliyiz diyerek, Japonya’da olan depremleri ve insanların sakin tavırlarını size yedirmeye uğraşabilir. Bunlar, “kardeş evin depreme dayanıklı olmasada, sen müslümansın, Allah müslümanları korur” düşüncesini aklınıza yerleştirmeye uğraşır.

Şimdi ben size asıl olacak şeyi söyliyim düşük gelirli evi depreme dayanıklı olmayan kardeş, belki de en mutlu olduğun anda göçük altında kalacaksın, sen kurtulsan da çocukların, eşin, belki annen baban göçük altında kalacak. Bu iyi bir ihtimal, muhtemel ihtimal ise tüm aile can verecek. Can güvenliğini teslim ettiğin, düzenli vergini verdiğin, sen vermek istemesen de yediğin ekmekten, içtiğin sudan, giydiğin kıyafetten, harcadığın elektrikten çatır çatır fahiş vergiler alan devlet senin ölümüne sevinecektir. Çünkü sen parça parça vergi verip can güvenliği istiyorsun, ama zengin tek seferde yüklü vergi verip evini de kendisi alıyor. Onun arabası var, yatı var. Yazlığı var kışlığı var. O evde olmasa da elektrik harcıyor, su harcıyor. Sen 3 gün evde olmayacaksan, sigortayı kapatıyorsun, suyu saatinden kapatıyorsun. Sen zam geldiğinde maaşıma %3, elektriğe, suya %15 zam geldi diye söyleniyorsun. Az biraz cesur olsan da isyan etsen, ama ufaksın ve mide bulandırıyorsun. Ama düşük gelirli dostum, varsa kızını zengin bir kocaya itelemek için can atıyorsun. Cebinde son model telefon var büzük yok.

Kabaca neden deprem için önlem alınmadığını anlattım. Detayları siz kafanız da daha detaylı kurabilirsiniz.

Leave a Comment